8699 izlenme 04 Mayıs 2017
Bir görüşme nedeniyle İtalya'ya geldim. Çok önceden yapılan bir plan değildi ama hızlı gelişti.
Kendimi Venedik'te buldum...
Görüşmelerim vardı. Trafik sıkışık sayılırdı. Ama yazı da yazmam gerekiyordu. Otele girişimle birlikte bilgisayarımı çıkardım ve bir köşeye çekildim... Koşuştururken aklımda VATİKAN'da yapılan son toplantı vardı.
Herkes oradaydı. Hep birlikte 3 gün geçirdiler. Peki o toplantının, PAPA'nın, Vatikan'ın TÜRKİYE ile ne ilgisi vardı... Vardı!
Açalım biraz... Ki, Türkiye'nin nasıl bir önem kazandığı iyice anlaşılsın...
Genel kanıdır.
Dünyayı bankalar, bankaları da aileler yönetir.
Karşı çıkanlar olsa da bu geniş bir kitle tarafından kabul edilir...
Bankalar ve dünya yan yana geldiği zaman "Peki komuta kimde?" diye sorduğunuzda aklı başında herkes ROTHSCHILDLER cevabını verir...
Aslında ortak cevaptır!
Bir ülkeyi yönetmek istiyorsanız, onu borçlandırmanız çok önemlidir.
Bu metod, 500 yıldır çok etkindir.
Ve hiç yanılmadı, yanıltmadı!
Osmanlı da KIRIM HARBİ nedeniyle borç almaya başladı ve yakayı kaptırdı. Toparlanamadı ve yıkıldı...
Türkiye'ye geleceğiz ama İtalya'ya bir bakalım...
İtalya...
5 yıl önce 1.8 trilyon dolar borcu vardı. Bugün borcu 2.9 trilyon dolara ulaştı. Bu borcun 2 trilyon doları bankalara.
İtalya'nın her 24 saatte borcu 1 milyon euro'dan fazla artıyor. Buna karşı alabileceği tedbirler de her geçen yıl azalmakta.
Çanlar Avrupa ve İTALYA için çalmakta...
Dünyanın en güçlü 10 bankası İtalya'ya kelepçeyi takmış durumda. Bu bankaları kontrol eden kim? Elbette Rothschild ailesi.
Kısa bir süre önce Papa Francis, Vatikan'da Avrupa Birliği ülkelerini topladı. Bu, tarihin en özel toplantılarından biriydi. Bizde zaten bu toplantılarla ilgilenen olmaz.
Batı'da da fazla yok... Konu yazılıp çizilenlerin tamamen dışındaydı. Ucu bize de dokunuyordu...
PAPA'nın önderliğinde toplanan AVRUPA LİDERLERİ aileyi konuştu....
Konu tamamen Rothschild ailesinin, Katolik ülkeler üzerindeki baskısına karşı atılacak adımlardı.
Vatikan'ın da sınırları içinde bulunduğu İtalya'nın batmak üzere olduğunu Papa Francis de söyledi.
Herkes bu gerçeği gördü.
Geç de olsa! AİLENİN baskısı sonuç verir ve İtalya batarsa domino etkisi yapacaktır. İtalya'nın iflas bayrağını çekmesi halinde diğer Katolik ülkeler İspanya, Portekiz, Macaristan da ayakta kalamayacaktı...
Macar lider ne diyordu: GÖÇÜN ARKASINDA SOROS VAR!
O nedenle İtalya mutlaka kurtarılmalı. Aksi takdirde Vatikan'ın bile batma tehlikesi var.
Şaka gibi ama var. Bunu da en iyi PAPA biliyor...
Ortada top yok, tüfek yok, füze yok, can kaybı yok ama Katolik dünyası 500 yıl sonra tarihinin en zor günlerini yaşamaya başladı.
Avrupa Birliği'nin dağılmaması için ne gerekiyorsa yapılacak.
Ortak bir merkezde bulunmanın Avrupa Birliği için tek çare olduğunu artık bilmeyen AB üyesi ülke lideri yok.
Ancak ülkelerin borç krizi, yönetim şekillerinin de Rothschild ailesi tarafından belirlenmesine neden oluyor. Sıkıntı bu! Oyunu kuran akıl da bunu bilerek yürüyor...
Rothschild ailesinin en önemli savaşı Katolik dünyasıyla. Katolik dünyasını borç nedeniyle sessizliğe ittiği anda, ailenin Avrupa'da atamayacağı hiçbir adım yok.
BREXİT sonrası, İtalyan bankalarındaki 500 milyar dolarlık batık para ülkenin sırtına saplanan bir hançer gibi. Kimse çare bulamadı.
İtalyan devletinin olan bankalar da 2017, en geç 2018 sonunda Rothschild ailesinin olacak. Bu da çok kişinin bildiği bir SIR!
Banka hisseleri 2 yıl içinde yüzde 85 değer kaybetti. Aile, bu operasyonla İtalyan bankacılığının yüzde 100'üne sahip oldu.
Para ile geliyorlar, tek kurşun atmadan alınması gerekenleri alıyorlardı... Ancak küçük de olsa bir ayrıntı vardı. Rothschild ailesinin ele geçirmekte en çok zorlandığı ülke İtalya oldu. Geçmiş yüz yılda İtalya'dan atılacaklardı. Kapının eşiğine kadar itildiler. Ancak aile, yeni planlarla İtalya'nın her hücresine nüfuz etti.
Ülkenin en önemli futbol takımları İnter Çinli 'Suning Grubu'na, Milan ise yine Çinli 'Rossoneri Sport Investment'e satıldı. Bu iki şirketin sahibi de Rothschild ailesiydi.
Juventus'un sahibi Agnelli ailesi ise Rothschild'in İtalya'daki eli, gözü ve beyniydi.
AB üyesi ülkeler içinde göçmenlerle en çok uğraşan ülkelere dikkat edin.
İtalya, İspanya, Macaristan hemen farkını hissettirir...
Hepsinin ortak özelliği Katolik olmaları. Özellikle İtalya, 10 farklı ülkenin göçmenleriyle büyük bir savaş halinde.
Türkiye, eğer Suriyeli göçmenlere izin verirse bu büyük bir anlaşmanın son adımı olacak.
O andan itibaren Katolik ülkelerin Avrupa Birliği'nde kalma şansı yok.
Türkiye, elindeki değerin farkında ve güçlü anlaşmalar için bunun daha da değerlenmesini bekliyor.
3 yıl önce Suriyeli göçmenlerin Avrupa'ya yaydığı korku, yüzde 20 idi. Bugün bu korku yüzde 70'e ulaştı. Zaten bunu bizim kadar AVRUPA da biliyor... İçlerine almadıkları Türkiye'nin SONLARINI getirebileceğini gören olmuş mudur?
Tahmin eden çıkmış mıdır? Bilemem.
Ama sanmıyorum...
TÜRK İŞÇİLERİN AĞIZLARINDAKİ DİŞLERE bakıp kabul edenler şimdi yaptığımız işlere bakıp sersemliyor! İşin içinden çıkamıyor. Son pişmanlık fayda vermiyor tabii... Bize DOST olmadılar, ellerinden gelen kumpası da yaptılar. Bir de yıkılmadan önce VİZE MUAFİYETİNDEN söz ettiler. Sanki Avrupa'nın yaşayacağına inanıyorlarmış gibi...
İçeride de çok kişi SURİ YELİLER'e itiraz etti. "Ne işi var bunların burada?" diyerek tepkilerini gösterdiler...
Ama bölgedeki çok kişiye TÜRK KİMLİĞİ VERİ LECEĞİNİ ilk ben yazdım... Kaç yıl oldu hatırlamıyorum bile... Şimdi gelinen noktada AVRUPA'nın kabusu bizim misafirlerimiz!
Eğer ANKARA gibi satranç oynamayı biliyorsanız rakibiniz zordadır.
Ya da zora düşecektir... Türkiye yapacağı büyük hamleleri saklasa bile bize yıllardır ayar vermeye çalışan AVRUPA titriyor...
Daha bunlar onların iyi günü...
Tarih yazılırken TÜRKLER'in AB'ye alınmayışı anlatılacak ve "ALMADIKLARIMIZ BİR
HAMLEDE BİZİ YIKTI" denilecek...
Büyük olmak için büyük oynamak ve büyük düşünmek şart...
Bu yapılıyor şimdi...

Ergün Diler / Takvim

Bunlar da İlginizi Çekebilir